Dalyan TanıtımDalyan Tanıtım
Forgot password?

Kaunos Antik Kenti

Antik Çağ’da ticari açıdan önemli bir liman kenti olan Kaunos, zamanla denizin alüvyonlarla dolmasıyla liman özelliğini kaybetmiştir.

Tarihin babası bodrumlu Heredot’a göre Kaunoslular Karia’nın yerli halkındandı ama kendilerini Giritli sayıyorlardı. Coğrafyacı Strabon da Kaunos’un tersanesinin ve ağzı kapanabilen bir limanının bulunduğunu yazıyor. Kenti ikiz kızkardeşi ile uygunsuz ilişki kurduğu için sürülen Miletos’un oğlu Kaunos kurmuş. Dalyan’dan da görülebilen kaya mezarları ise  MÖ 4. yy’da yapılmış, daha sonraları Roma Dönemi’nde de kullanılmış. Lykia tipi mezarların içinde ölülerin üzerine yatırıldığı üç taş yatak bulunmaktadır. Cephede iki İon sütunu, sütunların üzerinde friz ve alınlık görülmektedir. Alınlıkların birinde arslan kabartmaları vardır.

Kentin limanı akropolün aşağısındaki Sülüklü Göl’dü. O zaman deniz Kaunos’un akropolüne kadar gelmekteydi.

Perslerin Anadolu’yu bütünüyle ele geçirmesi üzerine kent Mausolos’un yönetimine girdi. MÖ 334’de İskender’in Persleri yenmesi üzerine Prenses Ada’nın, sonra Antigonos’un, daha sonra Ptolemaios’un yönetimine girdi. Rodos Krallığı, Bergama Kralığı ve Roma İmparatorluğu egemenlikleri altında kaldı. Limanın dolmasıyla önemini yitirmeye başladı.

Akropol 152 metre yükseklikteki tepeye kurulmuştur. Surların kuzey yönünde olanı Orta Çağ’dan kalmadır. Uzun sur limanın kuzey yönünden başlayıp Dalyan Köyü’nün ilerlerindeki sarp kayalığa kadar uzanıyor. Surun kuzey kısmı Mausolos döneminde yapılmıştı. Kuzeybatı yönündekiler Helenistik Dönem’dendir. Limana doğru olanlar ise Arkaik Devir’den kalmadır.

Tiyatro akropolün eteğindedir. 33 Oturma sırası bulunmaktadır. Tiyatronun batı yönündeki yapı kalıntılarından biri bazilika tipi kiliseye aittir. Diğerleri Roma Hamamı ve Tapınağı’na aittir.

Aşağıda tamamlanmayan bir daire biçiminde örülmüş ve yivsiz sütunları bulunan yapının arkasında üç basamakla yükseltilmiş podyum bulunuyor. Burada tapınağın kalıntıları görülüyor. Daire biçimindeki yapının ne olduğu ise bilinemiyor.

Eski liman olan Sülüklü Göl’ün kuzeyinde yapılan kazılarda stoa ortaya çıkarıldı. Çevresinde bir çok heykel kaidesi bulundu, ama heykeller bulunamadı. Stoanın yakınındaki çeşme restore edilmiştir.

Bir rivayete göre Kaunos’un kuruluş öyküsü şöyledir:
Byblis’in Gözyaşları Efsanesi
Apollo’nun oğlu olan Karya Kralı Miletos’un ikizleri olur. Erkeğe Kaunos, kıza ise Byblis adı ikizler, birlikte büyür ve birbirlerine aşık olurlar. Bu gizli aşk, bebekleri doğunca ortaya çıkar.Çok öfkelenen kral, oğlunu ülkesinden kovar. O da kendisini sevenlerle birlikte gider ve Lidya sınırındaki, şimdiki Dalyan’ın karşısında kendi adını taşıyan kenti kurar.
Byblis’e ne olmuş? İşte orası hüzünlü. Gördüğü hakaretlere ve sevdiği kardeşinden ayrı kalmaya çok üzülen Byblis, pınarları kuruyuncaya kadar gözyaşı döker ve sonunda bir kayadan atlayarak canına kıyar. Efsaneye göre, Dalyan’da bir labirenti andıran kanallar, Byblis’in gözyaşlarından oluşmuştur.
Romalı Tarihçi ve Şair Ovidius ise bu olayı, farklı aktarır. Ovidus’dan bize nakleden Azra Erhat’a göre, Kaunos’un kuruluşuyla ilgili efsane şöyledir:Byblis Kaunos’a aşık olur. Byblis, Kaunos’a bir mektup yazarak duygularını dile getirir. Kaunos ise Byblis’in duygularını öfke ve tiksinti ile karşılar. İkizini bir daha görmek istemeyenKaunos, kendisini sevenlerle birlikte babasının ülkesini terk eder. Kaunos’a gelerek, kendi adıyla anılan kenti kurar. Byblis ise karşılıksız kalan sevgisi yüzünden hayatına son vermek isteyerek, yüksek bir kayanın üzerinden dendisini atar. Ama Nympheler (su perileri) Byblis’e acır ve onu bir pınara dönüştürür. Byblis’in gözyaşları nehir olur çağlar durur.
Kaunos’un kuruluş öyküsü işte böyle hüzünlüdür.
Kaunos Antik Kentinde Nereleri Ziyaret Edebilirsiniz?
Engebeli bir araziye kurulu antik kentte, görülebilecek başlıca yapılar şunlardır: Akropol (kale ve surlar), şehir surları, tiyatro, kilise, hamam, depo, çeşme, agora, stoa ve kent içi yolları, tapınaklar ve kutsal alan, liman ve mezarlık. Bunun yanı sıra günümüze ulaşamayan askeri liman, tersaneler, spor merkezi, konutlar gibi yapılar ile henüz çıkartılmamış toprak altındaki eserler de düşünüldüğünde, antik kentin ne derece büyük ve önemli bir yerleşim alanı olduğun anlaşılır. Kendi adına para bastıran Kaunos’un bir dönem bağımsız devlet olduğu, çevresindeki Pisilis (Sarıgerme’de), Sultaniye (Köyceğiz Gölü kenarında) ve çevredeki pek çok küçük antik kentin kendisine bağlı olduğu biliniyor.Kaunos’ta şimdiye kadarki kazılarda mimari eserlerin dışında çok sayıda heykel, heykel kaideleri, sikke, amfora, alınlık (diadem), süs eşyaları, vazolar, kandiller, figürler, çanak ve çömlek bulunmuştur.

Kaunos’a ulaşım:
Dalyan’ın hemen karşısında çandır köyünün sınırlarında bulunan Kaunos’a 3 şekilde ulaşabilirsiniz. Kolay olanı, kral mezarlarının hizasından karşı kıyıya sandalla geçmek. Burada çandır köyüne ulaşım için genelde bayanların kullandığı sandallar bekliyor .ve Böylece karşıdan karşıya yolcu taşınıyor. Bu yolu seçerseniz, karşıya geçtiğiniz yerde kral mezarlarını yakından görebilirsiniz. Kaya mezarlarından 10 dakikalık bir yürüyüş sizi Kaunos’un üst girişine götürür. İkinci yol ise tekne ile arkeologlar evinin yanına gitmek. Buradan beş dakikalık yürüyüşle yine üst girişe ulaşılır.
Üçüncü yol ise tekne ile Dalyan Su Ürünleri Kooperatifinin büyük dalyanının yanındaki Kaunos’un alt giriş iskelesine gitmektir. Antik kentte gezebilecek yerleri gösteren panolar, ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz büfe, WC ve kafeterya bulunmaktadır.

Burada deniz kenarı yok. Ancak Dalyan hem deniz hem göl keyfini yaşayabileceğiniz, tarih ve doğal hayata hayran kalacağınız,şifalı sularında yıkana bileceğiniz eşsiz bir yerdir.Vakit kaybetmeden gelip ziyaret etmenizi tavsiye ederiz.

 

DALYAN’IN EN BÜYÜK ZENGİNLİKLERİNDEN BİRİ OLAN KAUNOS ANTİK KENTİ’NİN ORTAYA ÇIKARTILMASI VE ARKEOLOJİ PARKI HALİNE GETİRİLMESİ, TÜRKİYE TURİZMİ VE ANADOLU KÜLTÜRÜ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİDİR. BUNU GERÇEKLEŞTİREBİLMEK İÇİN 1966 YILINDA PROF.DR. BAKİ ÖĞÜN TARAFINDAN BAŞLATILAN VE GÜNÜMÜZDE DE BÜYÜK BİR ÖZVERİYLE KAUNOS KAZILARINI YÜRÜTEN BAŞTA PROF. DR.MEMET CENGİZ IŞIK OLMAK ÜZERE TÜM YERLİ VE YABANCI ARKEOLOJİ EKİBİNE, KAZILARDA GÖREV ALAN BAŞTA DALAMAN AÇIK CEZAEVİ HÜKÜMLÜLERİ OLMAK ÜZERE TÜM ÇALIŞANLARA DALYAN HALKI ADINA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ.

 

 

 

http://www.egitimkutuphanesi.com/byblis39in-gozyaslari-efsanesi-kaunos39un-kurulus-oykusu/
http://www.dalyaninfo.com/Dalyan/dalyan_kaunos.html
http://www.muglakulturturizm.gov.tr/TR,159713/kaunos-antik-kenti.html
http://w http://arkeolojihaber.net/tag/kaunos-antik-kenti/ww.aktuelarkeoloji.com.tr/augustus–tapinagi
http://www.dalyaninfo.com/dalyan-kayamezarlar%C4%B1.html

 

 

 

 

 

 

 

Kaya mezarları
Kaunos’luların (Kbid’lerin) muhteşem eserleri olan kaya mezarları Dalyan’ın “Türkiye Tanıtım ve yurt dışı tanıtım filmlerinde ve afişlerinde yer alan en önemli simgelerinden birisidir.
Perslerin veya Büyük İskender’in istilası üzerine yarım kaldığı tahmin edilmekte olan en büyük mezarla birlikte ziyaret edenleri büyüleyen altılı grup Kaya Mezarları, Kaunos’taki mezar tipleri içinde şüphesiz en önemlisidir. Tapınak cepheli bu kaya mezarı tipinin yanı sıra, yine kayaya oyulmuş “güvercin yuvası” ismiyle tanınan dikdörtgen derin Oyuk Mezarlar, Nişler ve Lahitler, yerleri özel olarak seçilmiş Anıt Mezarlar ve daha çok şehir surunun dışında kalan yamaçlar üzerine açılmış Sandık Mezarlar, bir taraftan kentteki mezar tipinin zenginliğini ortaya koyarken, diğer taraftan da gömme geleneği konusunda bizleri bilgilendirmektedirler.
Hiçbiri İÖ. 4. yüzyılın 2. çeyreğinden önceye tarihlendirilemeyen kaya mezarları içinde en önemli grup, tapınak cepheli olanlardır: Yan duvarların arasındaki sütunlann taşıdığı üçgen alınlıktı cephenin gerisinde, basamaklarla çıkılan bir ön oda ve bir kapıyla açılan mezar odası. Kareye yakın mezar odalarının arka ve yan duvarları önünde ölü yataklan yapılmıştır; bazılarında sunu sekileri de oluşturulmuştur. Yakılan ölüden arta kalanların içine konulduğu kapların dik yerleştirildiği küçük nişler de, tapınak cephesi biçiminde şekillendirilen birer plakayla kapatılmıştır. Yan yana açılan sandık mezarların uzun yan kenarları, genelde yükseklikleri birbirlerine eşit plaka blokların dik konulmasıyla elde edilmiştir; biri ana kayaya cepheli dar yüzleri ise çoğunlukla tek bir blok oluşturmuştur ve üzerleri büyük Sal taşlarıyla kapatılmıştır. Sal taşları önce toprak bir tabakayla örtülmüş ve bunun da üzeri irili-ufaklı çakıl taşıyla karıştırılmış kalın bir harçla kaplanmıştır. Bu tür mezarlar daha çok İÖ ve İS 2. yüzyıllar arasına tarihlendirilmektedirler.
Dalyan’da özellikle aksamları kaya mezarları ışıklandırıldığı vakit ayrı bir güzellik olarak karşımıza çıkmaktadır.
Dalyan’ı yüksekten izleyen kaya mezarlarının binlerce yıl önce hangi teknik kullanılarak yapılabildikleri hala anlaşılamamaktadır. Hangi aletler kullanılarak o kayalar oyulabilmiştir? Bunlar yapılırken, sadece mezar odası oyulmamıştır. Mezar odasının dışından da dağ oyularak, mezar dağdan bağımsız hale getirilmiştir. Bir kişi rahatça mezarın çevresinde dolaşabilmektedir. Bunun amacının kralın mezarına tapınak havası vermek olduğu sanılmaktadır.